464 Gösterim 0 Okunma Gazeteci Tahir Kavri (((Alo))) İhbar Hattı 18 Eyl 2024 12:35

Şimdiki Sahtekar Dinciler İslam'da Tesbih Çekmenin Yeri Yoktur

0 kişi bu haberi şu anda okuyor

Bu haberi sesli dinle

Sesli okumayı belirlenen oranda dinlerseniz haber gerçek okuma olarak sayılır ve kazanç koruma sisteminden geçerse yazar kazancına eklenir.

Gerekli Dinleme Yüzdesi: 100%
Dinlemeye hazır 0%
Şimdiki Sahtekar Dinciler İslam'da Tesbih Çekmenin Yeri Yoktur

Şimdiki Sahtekar Dinciler İslam'da Tesbih Çekmenin Yeri Yoktur.

Günümüz sahtekar dincileri, İslam’ı kendi çıkarlarına alet etmekte ve dinin özünden uzak, yozlaşmış bir anlayış sergilemektedirler. Bu kimseler, halkın dini duygularını sömürerek, gerçekte olmayan ibadet ve ritüelleri İslam'ın bir parçasıymış gibi sunmaktadırlar. Bu uygulamalardan biri de tesbih çekmektir. 

Oysa, İslam’da tesbih çekmek diye bir ibadet yoktur. Tesbihten Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) haberi dahi yoktur. Tesbih, İslam coğrafyasına 16. yüzyılda Hindistan'dan yayılmış bir uygulamadır. Hindular, taptıkları tanrılarına ibadet ederken, sayılı bir şekilde zikir etmek amacıyla tesbih kullanırlardı. Ne yazık ki, bu Hindu kökenli uygulama, zamanla Müslümanlar arasında kabul görmüş ve dinin bir parçasıymış gibi algılanmaya başlamıştır.

Bugünün sahtekar dincileri, bu tür asılsız uygulamaları dinin bir vecibesi gibi göstererek, insanların zihinlerini bulandırmakta ve gerçek İslam’ı örtbas etmektedirler. Asıl amaçları, dini kendi çıkarlarına göre şekillendirmek ve insanlar üzerinde baskı kurmaktır. Halbuki İslam’ın özü, samimiyet ve Allah’a olan içten bağlılıktır. Zikir, belirli bir sayı ile sınırlı olmayan, kalpten gelen bir hatırlayış ve şükretme eylemidir.

Bu din tüccarları, Allah’ı anmayı ve gerçek ibadeti şekilciliğe indirgemekte, insanları dinin ruhundan uzaklaştırmaktadırlar. Müslümanları, tesbih gibi sayılara bağlı ritüellerle oyalarken, aslında onların asıl manevi derinliklerini ve içsel bağlılıklarını gölgelemektedirler.

Tesbih, bugün birçok kişinin İslam'ın bir parçasıymış gibi kabul ettiği bir uygulama olmasına rağmen, aslında Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) döneminde var olan bir ibadet şekli değildir. Tesbih çekmek, Peygamber'in bizzat öğrettiği ya da tavsiye ettiği bir ibadet yöntemi olarak kaynaklarda geçmez. Bu uygulama, İslam coğrafyasına 16. yüzyılda Hindistan'dan yayılmış ve zamanla farklı kültürel etkilerle Müslüman toplumlarda yer edinmiştir.

Aslında tesbih, Hindistan'da Hindu inancının bir parçası olarak tanrılara ibadet sırasında kullanılan bir araçtı. Hindular, tapındıkları tanrılara zikir etmek ve onları anmak amacıyla, belirli bir sayıda tesbih tanesi ile ibadetlerini gerçekleştirirlerdi. Zamanla bu uygulama, Müslüman toplumlara da sirayet ederek tesbihin İslami bir ritüel gibi algılanmasına yol açtı.

Ancak İslam’ın özünde, tesbih çekmek yerine, insanın Allah’ı hatırlaması ve O'na yönelmesinde kalbin derinliği ve samimiyeti ön plandadır. Zikir, sayıdan bağımsız olarak, her an Allah’ı hatırlamak, O'nu yüceltmek ve şükretmekle yapılır. Bu yüzden, tesbihin sayılarla sınırlı bir ibadet gibi algılanması, İslam'ın sade ve saf öğretisine aykırı bir durumdur.

Bu noktada şunu da belirtmek gerekir ki, birçok insan iyi niyetle tesbih çekmeyi dini bir vecibe olarak görse de, bu uygulamanın kaynağı İslam'dan ziyade Hinduizm gibi başka dinlerin pratiklerinden gelmektedir. Müslümanlar için asıl önemli olan, ibadetlerinde şekilden ziyade ruhu ve samimiyeti ön planda tutmaktır.

Bu haberi beğendiniz mi? Bültenimize katılarak gelişmelerden haberdar olun!

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Aynı konudan

Benzer Haberler

Bu haberin konusuna göre seçilen diğer içerikler de ilginizi çekebilir.

Tümünü görüntüle